Zenginler Mağarasının İmgecisi
Ahmet Güneştekin, entelijansiyası olmayan bir muz cumhuriyetinde köşebaşı sahiplerinin ezen ezilen ilişkisinden güçlendirdikleri konumlarının sanattan da mahrum kalmaması için destek üstüne destek verdiği bir "sanat dehası"; öyle ya "üst düzey" insanlar veya kurumlar bile ruhsuz-sanatsız yaşayamaz. Halihazırda dünyanın geri kalanında da sanat sepet işleri bu şekilde yürüyorken Beyaz Türkler bundan geri kalır mı? Hele bir de kokuşmuş bir hümanizmanın örtüsü olabiliyorken sanat, kapitalist sermayenin önde gelen isimlerinin mabetleri oluverir sanat etkinlikleri ve galerileri. Sınıf çelişkisinin, adaletsizliğin en yoğun hissedildiği mekanlar ve jet sosyetenin podyumudur artık buralar. Akşam yoksul mahallenizdeki evinize dönecek oluşunuz gerçeğini unutabilseniz bir an, orada hakikate yabancılaşmış hayaletlerin, gözalıcı kıyafetler içine gizlenmiş çürümüş ruhların etrafa yaydığı pahalı parfüm kokuları gerçekliği yüzünüze tokat gibi vuracaktır. Artık yoksulluk ve adaletsiz...